TÜBERKÜLOZ SİNSİ BİR HASTALIKTIR
06 Ocak 2022

tuberkuloz2.JPG

Hastanemiz Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hayrullah Gölen, Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu. 
Tüberküloz hastalarının COVID-19 pandemisinde unutulduğunu ifade eden Uzm. Dr. Gölen, “Ocak ayının ilk haftası verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası olarak geçiyor. COVID-19 dediğimiz hastalık ortaya çıkmadan Verem hastalığı çok yaygın olarak görülmekteydi. Bu hengamede görüyoruz ki 2 yıl içinde Tüberküloz hastaları sanki unutulmuş gibi bir durum ortaya çıktı. Aslında tüberküloz basili bildiğiniz gibi sinsi bir hastalık yaşam şartlarıyla ilgili bir hastalıktır” dedi.
Dünyada her yıl 10 milyon insanın tüberküloz basili ile enfekte olduğunu belirten Uzm. Dr. Gölen, “Tüberküloz basili Robert Koch tarafından 1882 yılında tespit edilmiş. 1940’lı yıllardan sonra da tüberküloz tedaviyle düzelebilen bir hastalık olmuştur. Dünyada baktığımız zaman Her yıl 10 milyon kişi tüberküloz basili ile enfekte olmakta; bunların 1,5 milyonu hastalık nedeniyle hayatlarını kaybetmektedir. Halk Sağlığı problemi olarak önlenebilir hastalıklar sınıfına aldığımız zaman tüberküloz ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Ancak tüberkülozdan değil, geç kalmaktan korkmalıyız” dedi.
Tüberkülozun belirtilerini sıralayan Uzm. Dr. Hayrullah Gölen, “Hastalar, 1 aydan fazla süren öksürük, balgam, kilo kaybı, terleme, halsizlik gibi şikayetlerle hastalar polikliniğe başvurmaktadır. Çekilen akciğer grafisinde, akciğer zatürresi şeklinde değişik radyolojik tutulumlar olabilir. Röntgen olarak görüyoruz ama asıl balgamda alkaliye dirençli bakterinin özel boyalarla saptanmasıyla kesin teşhisi koyabiliyoruz” dedi.
Sağlık Bakanlığının Gözetimli Tedavi yönteminden bahseden Uzm. Dr. Hayrullah Gölen, sözlerini şöyle tamamladı.
“Son dönemlerde gözetimli tedavi dediğimiz bir durum sözkonusu. Eskiden hastalar ilaç verilerek eve gönderiliyordu. Bir kısım hastalarda tedavilerde eksikliklerle karşılaşabiliyorduk. Hastalar daha dirençli tüberküloz olarak karşımıza çıkabiliyordu. Artık Verem Savaş Dispanserlerinde hastaları ilaçları verip evine göndermiyoruz. 2000’li yıllarından başından itibaren baktığımızda gözetimli tedavi sayesinde daha sıkı takip edebiliyoruz. Örneğin gözetimli tedavide hasta köyde yaşıyorsa ilaçlarını muhtardan ya da öğretmenden alıyor. Bu sayede hasta denetleniyor ve tedavi alıp almadığı takip edilebiliyor” dedi.